bebek beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2018 Salı

Yeni Doğan Bebeğinizin Bağışıklık Sistemi Nasıl Gelişir?


Hamileliğin son 3 ayında plasenta aracığı ile anneden bebeğe antikor geçişi olur. Bu doğumdan sonra bebeği bir süre idare edecek kadar koruma sağlar. 
*
Anneden bebeğe geçen antikorların çeşidi ve miktarı annenin kendi bağışıklık sistemine bağlı olarak değişir.
*
Normal doğum sırasında vajinadaki bakteriler bebeğe geçer. Bu bebeğin bağırsaklarındaki floranın gelişmesine ve bağışıklığının güçlenmesine yardımcı olur.
*
Doğumdan sonra kolostrum ve anne sütü ile birlikte bebeğe bir miktar daha antikor geçişi olur. Fakat bebeklerin bağışıklık sistemi henüz bir yetişkininki kadar gelişmiş değildir. Prematüre bebeklerde enfeksiyon riski normal doğum ağırlıklı bebeklere göre daha yüksektir.
*
Bebekler bakteri veya virüslere maruz kaldıkça vücutlarındaki antibiyotik çeşidi artar ve bağışıklıkları gelişir.
*
Doğumda anneden geçen pasif bağışıklığın etkisi uzun sürmez ve etkileri ilk aylarda geçer. Bu nedenle beslenme ve çevresel etkenlerle bebeğin bağışıklığının gelişmesi sağlığı için önem taşır.

30 Haziran 2018 Cumartesi

Ek Gıdalara Erken Başlamanın Zararları

Yeni doğan bir bebek için kuşkusuz en mükemmel besin anne sütü. Neden çünkü anne sütü içersindeki besin ögeleri tam olarak bebeğiniz besin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda ve konsantrasyonda. 

Bir haftalık bir bebeğin mide hacminin bir kayısı büyüklüğünde olduğunu düşünürsek, bu küçük mideye kocaman faydalar doldurabilecek şeyin anne sütü olduğunu görürüz. Tabiki burada her canlının sütünün yalnızca kendi yavrusuna özel olduğunu hatırlamak gerekiyor. İşte küçük bir miktarında bile bebek için bir çok fayda barındıran anne sütü bebeklerin ilk 6 ay boyunca tek başına besinsel ihtiyacını karşılayabiliyor.


6. ay dolduktan sonra ise bebeğin yavaş yavaş ek gıdalar ile tanıştırılması hem ek besin ihtiyacını karşılamak hem de gelişiminin bir parçası olarak katı gıdalara alışması için gerekli oluyor. Ek gıdalara 6. aydan sonra geçilmesi gerektiğini sanıyorum herkes duymuştur ama ek gıdaya erken geçmenin ne gibi zararları olabileceğini sanıyorum pek bilmiyoruz ki ülkemizde ilk 6 ay bebeğini sadece anne sütü ile besleyen bebeklerin oranı sadece %1,3*.  Düşünebiliyor musunuz %1,3!

Bu orandan anlıyoruz ki annelerin neredeyse hepsi bebeği 6. ayı doldurmadan ek gıdaya; yani meyve sebze püreleri, yoğurt gibi gıdalara geçiş yapıyor.

Anne sütü yetmediği için ek gıdalara geçiş ise kesinlikle çözüm değil! Patates, kabak, elma, armut püreleri maalesef anne sütünün yerini tutarak bebeğinize aynı faydayı sağlamıyor. Anne sütü yetmediğinde besin kompozisyonu anne sütü örnek alınarak üretilmiş formül sütlerden yani biberon mamalarından kullanmak gerekiyor.

Araştırmalar gösteriyor ki ek gıdaya erken geçildiğinde;

1- Bebeğiniz anne sütünden alabildiği; uygun oranda protein, karbonhidrat, dışarıdan alması zorunlu olan yağlar, prebiyotikler, nükleotidler, vitamin ve mineralleri ek gıdalardan alamıyor.

2- Henüz emme refleksi geçmemiş, ek gıdaya ve kaşıkla beslenmeye hazır olmayan bebeklerde boğulma riskleri görülüyor.

3- Ek gıdaya hazır olmayan, henüz sadece anne sütünü sindirebilme kabiliyetine sahip olan sindirim sistemi, ek gıdalarla karşılaştığında bu yiyecekleri sindiremiyor.

4- Ek gıdaya erken geçen bebeklerde ilerleyen zamanlarda gıda alerjisi riski ve diğer sağlık problemlerinin görülme sıklığı artıyor.

5- Yetersiz beslenme nedeni ile beyin gelişiminin olumsuz etkilendiği görülüyor.

6. aydan sonra bile ek gıdaların sadece ara öğünler şeklinde bebeğinizin yumruğu büyüklüğünde bir öğünün en fazla 3-4 kez verilmesi gerekiyor. Bebeğin hala ağırlıklı olarak anne sütü ile beslenmesi gerekiyor. Bebek doymuyorsa bile ek gıda miktarını artırmak yerine formül mama takviyesi yapmak gerekiyor.

Bizim annelerimiz bizi pirinç unu ile besledi bak hiç bir şey olmadı diyenler lütfen astronot değilseniz bu dediğinizi bir daha düşünün :))) Şaka bir yana artık bir çok araştırma gösteriyor ki bebeklerin ilk 2 yaştaki beslenmeleri bütün gelecekleri üzerinde geri dönüşü olmayan bir etkiye sahip! Vücudunuzdaki yağ oranından tutun, 45 yaştan sonra kapınızı çalacak şeker, tansiyon, kalp hastalıklarına kadar her şeyin sebebi size bol bol yedirilen pirinç unları olabilir.

Siz bebeğinize bunu yapmayın!


*Unicef Türkiye

26 Haziran 2018 Salı

Bebeğinize Gerçekte Ne Yedirdiğinizi Biliyor Musunuz?

Her anne bebeğini en iyi, en sağlıklı şekilde beslemek istiyor. Peki anneler olarak gıda güvenliği konusunda ne kadar bilinçliyiz? Marketten aldığımız her gıda bebekler için gerçekten sağlıklı mı?

Bebeklerin vücut fonksiyonları henüz gelişmekte olduğu için, dışarıdan gıda yolu ile gelebilecek tehlikelere karşı çok daha savunmasızdırlar.

50 kg bir anne ile 10 kg bir bebeğin 100'er gram ıspanak yemeği yediğini düşünelim. Bebeğin kilosu başına aldığı ıspanak oranı 10 gram iken annenin kilosu başına aldığı ıspanak  2 gramdır.

Yani aynı ıspanakta bulunması muhtemel nitrite, bebek anneden 5 kat daha yüksek konsantrasyonda maruz kalmış olur.

İşte bu yüzden yasal mevzuatlarda bu kimyasal bulaşanlar için, bebeklerin kilosu başına düşen konsantrasyon düşük olsun diye bebek gıdalarına daha katı standartlar/limitler uygulanır.

Bebeklerimize yiyeceklerini kendimiz hazırlamak istiyoruz, anlıyorum. Ancak ben hiç bir markette bebeğe ayrı bana ayrı ıspanak görmedim. Bu tüm gıda malzemeleri için geçerli. Sebzeler, meyveler, tahıllar... Hepsi tek çeşit. Bebeğe özel tarım yapan tarladan toplanıp kontrolden geçmiş, markette de o şekilde satılan bir malzeme yok.

Hatta marketten kendim için aldığım sebzenin meyvenin bile kontrollü olduğundan şüpheliyim.

Bu nedenle özellikle riskli olduğunu düşündüğüm bazı gıdaları bebeğime hiç marketten alıp kendim pişirerek yedirmedim. Bebeklere özel üretilen bebek kavanozlarından yararlandım.

Şuan hala bir meyvenin ya da sebzenin mevsimi tam gelip de tarlada yetişmeye başlamadan almıyorum. Riskleri kendimce böyle yönetiyorum :)

11 Haziran 2018 Pazartesi

Etkinlik Fikri: Balonlarla Akvaryum Yapmak

20 dk gibi kısa bir sürede bebeğiniz için çok eğlenceli bir akvaryum yapmaya ne dersiniz? Bebeğinizle birlikte hem eğlenceli vakit geçirecek hem de çok küçük bir maliyetle ona çok seveceği yepyeni bir oyuncak yapmış olacaksınız.

Bu şirin şeyi sevgili Nazlı yeğenim için yapmış, çok sevimli bir fikir, ben bayıldım. Hem öyle ortalığa su döküldü, cam kırıldı derdi de yok :)

Malzemeler: 
  • Rengarenk balonlar
  • 5 lt boş su şişesi
  • Yapıştırma gözler
  • Su
Nasıl Yaparız?

1-Balonların içersine su doldurun ama çok fazla doldurmayın, bunlar minik minik balıkçıklar olacaklar. Su doldurduktan sonra balonların ağzını kıvırıp bağlayın. 

2-Gözleri yapıştırıcı ile balonlara yapıştırın.

3-Küçük balıkları su dolu şişeye dikkatlice bırakın, kapağı takın.

Oyuncağınız hazır :)



Bizimki oyuncağı çok sevmiş 1 haftadır elinden bırakmıyor :)

2 Haziran 2018 Cumartesi

Emzik Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Eğer bebeğinize emzik kullanmaya karar verdiyseniz bu yazıya bir göz gezdirmenizi öneririm :)



  • Öncelikle bırakın emzik kararını bebeğiniz versin; eğer emziği tuttuysa sorun yok ama karşı koyuyor ve emziği istemiyorsa zorlamayın. Bir başka zaman tekrar deneyin veya hiç vermeyin. Beğinizin bu kararına uyun :)
  • Emziği bebeğinize karnını doyurduktan sonra önerin. Karnının aç olmadığına dikkat edin çünkü açken emzik verdiğinizde onunla avunarak uyuyabilir, bu nedenle içmesi gereken sütü içememiş olabilir.
  • Çok kısa süreli olarak kullanmak dışında bebeğinizin karnı açken veya sizin ilginizi bekliyorken onu emzik ile oyalamayın. Market kasasında veya evinize çok yaklaşmışken arabadaki koltuğunda rahatlatmak için kısa süreli olarak emzik kullanabilirsiniz ancak genel anlamda ilginizi bekleyen bebeğinizi emzikle oyalamamanız ihtiyaçlarını gerçek anlamda karşılamanızı sağlar.
  • Emziği uyku vaktinde kullanabilirsiniz. Bebeğiniz uyuduktan sonra emziği ağzından düşerse tekrar vermeyin. Eğer huysuzlanırsa hemen emzik vermek yerine onu önce pışpışlamak, sırtını sıvazlamak gibi yollarla rahatlatmaya çalışın.
  • Kolye şeklinde olan emziklerden kullanmayın,  bunlar ters bir harekette boğulmalara neden olabilir. Hatta bebeğiniz uyuduktan sonra emziği düştüğünde veya ağzında gevşediğinde alın ki yatakta döndüğünde boynuna denk gelecek bir yere düşmesin.
  • Bebeğiniz için seçtiğiniz emziğin bebeklere uygun sağlıklı bir maddeden yapılmış olduğuna emin olun. Sıcak su ile sık sık temizleyin ve emzikte çatlama gibi deformasyonlar olursa değiştirin.
  • Bebeğiniz emziği alsın diye kesinlikle emziğe tatlı gıdalar sürüp bebeğinizi bu kadar erkenden tatlı tada alıştırmayın.
Bazı durumlarda bebekler için emzik kullanmamak gerekiyor;

Eğer kilo alma problemi olan bir bebeğiniz varsa emzik kullanmayın. Bebeğiniz emmekte sorun yaşıyorsa emmeye iyice alışana kadar emzik kullanmamanız daha iyi olur. Ayrıca bebeğinizde tekrar eden kulak enfeksiyonu görüldüyse emzik kullanmamanız önerilir.

29 Mayıs 2018 Salı

Keçi Sütü Anne Sütüne Yakın Mı?

Kabul etmeliyiz ki aklımıza gelip yerleşmiş, doğru olduğunu sandığımız fakat aslında yanlış olan bir çok bilgi var. Örneğin toplumun geniş bir kesimi pekmezin kan yaptığını, keçi sütünün anne sütüne yakın olduğunu veya kelle paça çorbasının kırığa çıkığa iyi geldiğini düşünüyor :)

Daha önce bir yazımda pekmezin aslında kan yapmayan bir gıda olduğunu ayrıntıları ile anlatmıştım o yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

Ben biraz da keçi sütünden bahsetmek istiyorum.



Öncelikle bilimsel adı Capra aegagrus hircus olan  keçilerin 4 ayaklı otobur bir hayvan olduğunu hatırlayalım :) Gebelik süresi 150 gün olan keçilerin yaşam ömrü ise yaklaşık 15-18 yıl kadardır. Keçi yavruları 2,5 - 4 kilo arası doğar ve hayatlarının sadece ilk 3 haftası annelerinin sütü ile beslenirler, daha sonra süt ile beraber yem (ek gıda) yemeye başlarlar.


 9 aylık hamilelik süresinden sonra dünyaya gelen insan yavrusu ise yaşamının ilk 6 ayı sadece anne sütü ile beslenmek zorunda olan, yaklaşık 1 yıl sonra yürümeye başlayan, sindirim sistemi ile her şeyi ile keçi yavrusundan çok farklı bir organizmadır.

Sadece bu mantık ile, doğa bize her canlının sütünün -memeden çıktığı hali ile- sadece kendi yavrusuna özel olduğunu anlatıyor.

Ama sadece bununla kalmayalım bir de anne sütü ile keçi sütü besin değerlerini yakın plana alalım ve küçük bir karşılaştırma yapalım hatta tabloya bir de inek sütünü ekleyelim ki keçi sütü anne sütüne yakın mı sorusunun cevabını biraz daha net görelim.


Keçi sütü anne sütüne yakın mı yukarıdaki tabloda biraz daha net gördük bence.

Peki bu bilgilerden yola çıkarak 1 yaştan önce bebeklere keçi sütü vermenin zararları nedir?

       Keçi sütü bebeğin ideal beslenmesi için uygun değildir.
       Vit A-C-D-B12 değerleri düşüktür  ve  bebeğin ihtiyaçlarını karşılamaz.
       Folik asit ve Demir içerğinin düşük olması anemiye neden olur.
       Keçi sütü, anne sütüne göre daha fazla doymuş yağ içerir
      Protein, Fosfor, kalsiyum , sodyum, potasyum değerleri çok yüksek olduğu için böbrek solüt yükünü artırır. Bebeğin böbreklerine aşırı yük bindirir.

Anne sütü olmadığında lütfen bebeklerinizi keçi sütü ile beslemeyin, keçi ve inek sütünün 1 yaştan önce bebeklere kesinlikle zararlı olduğunu unutmayın.

28 Mayıs 2018 Pazartesi

Bebeklere Neden 1 Yaştan Önce Bal Verilmez?

Bal besleyici içeriği ve tadı ile insanlık tarihinde kuşkusuz çok önemli yer tutmuş, hala da tutuyor. Eski yıllardan beri bal hem ilaç hem de gıda olarak kullanılmış, Her derde deva balın faydaları malum hepimizin dilinde. Fakat 1 yaştan önce bebeklere bal verilmesi asla önerilmiyor. Peki neden?


Doğanın ve sevgili bal arılarının bize armağanı olan balda clostridium botulinum adı verilen bir bakteri sporunun bulunma riski vardır. Yetişkinlerin bağışıklık sistemi yeteri kadar gelişmiş olduğu için sindirim sistemlerindeki faydalı bakteriler sayesinde bu bakteri sporları gelişmeye fırsat bulamaz.

1 yaş altı bebeklerde ise bağışıklık henüz yeteri kadar gelişmemiştir. Bakteri sporu küçük bir bebeğin vücudunda gelişme gösterebilir, bu durumda özellikle küçük bebekler için çok riskli olan botulizm hastalığına sebep olur.

Bakteri sporları sıcaklığa oldukça dayanıklıdır. Bu nedenle siz evde balı pişirilen gıdalara katarak pişirseniz dahi yine de içinde bakteri sporu kalabilir.

Peki nasıl oluyor da tahıllı kaşık mamalarında bal olabiliyor?

1 yaştan önce bal yasakken, içinde bal bulunup 6 ay üstü bebeklere önerilen ballı kaşık mamaları kafanızda soru işareti yaratıyor olabilir.

Bebek ürünlerinde kullanılan bal önce bakteri sporlarının dayanamayacağı yükseklikte bir sıcaklıkta işlem görerek sterilize ediliyor. Bebek ürünlerine bu sterilize edilmiş, bakeri sporlarından arındırılmış bal konuyor. Bu sayede yukarıda bahsettiğim riskten korkmadan ballı ek gıdaları bebeklere verebiliyoruz.



29 Aralık 2017 Cuma

Neden Bebekler İçin Özel Üretilmiş Gıdalar Kullanmalıyız?

Annelerden sıkça duyarız bebeklerine hazır kavanoz mamaları veya kaşık mamaları yedirmek istemediklerini. Genelde bu tarz gıdaları evde hazırlayadak daha doğal ve katkısız bir gıda verdiklerini düşünürler hatta kimi zaman bebeğine kavanoz veya kaşık mama verenleri suçlarlar.

Peki gerçekten kavanoz&kaşık mamaları katkılı mı? Evdeki pirinçle, havuçla, irmikle hazırladıklarımız daha mı güvenli? Gelin inceleyelim.


















Paketli de olsa bebek için bir ürün üretiyorsanız bebek gıdaları standartlarına tabi olmuş oluyorsunuz ve bu kurallara uymak zorundasınız. Öncelikle Türk Gıda Kodeksinin ilgili tebliğine göre bebek ve küçük çocuk ek gıdalarında koruyucu katkı ve renklendirici kullanmak yasak. 

Firmalar bu kurallara uymadığı takdirde ciddi yaptırımları var ve bakanlık denetlemek için bu ürünleri yıllık planlarına göre raftan alıyor ve belli testlere tabi tutuyor tıpkı diğer gıdalarda olduğu gibi. Nitekim bebek ürünü üreten firmalar da izlenimlerime göre hassas bir iş yaptıklarının farkındalar ve ciddi sonuçları olacağını bilen hiç bir büyük firma ucuz toplara girerek bebek sağlığını hiçe sayamayacaktır. Saysa bile kontroller sırasında ortaya çıktığını hepimiz haberlerden takip ediyoruz.

Buraya kadar her şey tamam, bebekler için üretilen gıdalar gerçek meyve-sebze ve tahıllardan oluşuyor bunu da biliyoruz. Peki evde kendimiz yaptığımız ek gıdalardan bunların ne farkı var? Neden bebekler için özel üretilmiş gıdalar daha güvenli? Asıl soru bu değil mi?

Aradaki fark tam olarak şu; evde bebek ek gıdası hazırlamak için kullandığımız pirinç, irmik, bulgur, kabak, patates, elma, armut gibi gıdalar bebek beslenmesi standartlarına tabi değil. Normal yetişkinlerin tükettiği gıda standartlarına tabi. Biz yetişkinlerin organları gelişimini tamamladığı için bazı kimyasal, mikrobiyolojik bulaşanlara karşı daha dirençliyiz fakat bebeklerin organizmaları çok daha hassas ve organları gelişimini henüz tamamlamamış. Bizim yediğimiz gıdalarda bize zararlı olmayacak miktardaki bazı bulaşanlar onlara zarar veriyor olabilir. 

Biz yetişkinler için üretilen gıdalarda bazı kimyasal bulaşan limitleri bebek beslenmesi standartlarına göre daha yüksek çünkü bunlar bizim vücudumuzda bebekler kadar risk doğurmuyor.

Bunu bir örnekle açıklayalım; bakanlık rutin kontroller için marketten x marka baldo pirinç alıyor ve yine aynı marketten bir de bebekler için üretilmiş pirinçli kaşık maması alıyor. İkisinde de okratoksin (küf toksini) bakacak. Pilav yapmak için kullandığımız pirinçte 5,0 mcg/kg okratoksin kalıntısına izin varken  bebekler için üretilmiş pirinçli kaşık mamasında limit tam olarak 10 kat daha az!

Yine pazarda, markette satılan sebzeler ve meyveler ömürleri gereği çok kontrol edilemiyor. Çiftçi ne kadar pestisit (tarım ilacı) kullanıyor ne kadarı domatesin, biberin üstünde kaldı bilemezken, bebekler için üretilen kavanoz ek gıdalarında standartlar gereği bunların kontrol edildiğini ve katı bebek standartlarına göre üretildiğini biliyoruz. 

Örneklendirecek olursak; marketten ya da pazardan aldığınız ıspanakta en fazla 3500 mg/kg nitrata izin verilirken içinde ıspanak olan kavanoz mamasında limit tam 17 kat daha az !

Hal böyle iken henüz çok hassas olan bebeklerimize ne olduğunu bildiğimiz ve bebek standartlarına göre üretilen gıdaları vermek çok daha doğru görünüyor.

Siz ne dersiniz?



28 Aralık 2017 Perşembe

Bebek Beslenmesi İle İlgili Temel Kurallar

1- Bebekler ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütü ile beslenmelidir. (Su, çay, ek gıda vb. verilmemelidir.)

2- Bebekler her istediğinde emzirilmelidir.

3- İlk 6 ay boyunca bebeğin anne sütü ile doymadığı düşünülüyorsa anne doktoruna danışmalı ve bebek doymuyorsa sadece bebek sütü takviye edilmelidir.

4- Emzirme en az 2 yaşa kadar sürdürülmelidir.

5- 6. aydan sonra ek gıdaya başlandığında bebeğin süt ihtiyacı devam etmektedir. 1 yaşa kadar bebeğin ana besini anne sütü olmalıdır. Anne sütü yetersiz ise devam sütü ile desteklenmelidir.




6- Ek gıdalara başlandığında bebeğin ayına uygun besinler önce tek başına 1 öğün olarak 3 gün denenmeli ve bebeğin ilgili gıdaya alerjisi olup olmadığı gözlemlenmelidir.

7- Ek gıdalar, 6-9 ay arası en fazla 2 bebek kavanozu; 9-12 ay arası en fazla 3 bebek kavanozu kadar verilmelidir. Diğer öğünler anne sütü/devam sütü ile yapılmalıdır.

8- 12 ay - 2 yaş döneminde bebek her istediğinde emzirilmeye devam edilmelidir. Emzirme yapılmadığı/yapılamadığı takdirde en az 2 yaşa kadar çocuk devam sütü ile desteklenmelidir.

9- Bebek beslenmesinde kullanılan ek gıdalar bebekler için üretilmiş bebek ve küçük çocuk ek gıdaları ve yine üretiminde gıda güvenliği kurallarına uyulduğundan emin olunan güvenli gıdalar kullanılmalıdır.

10- Bebek beslenmesinde bisküvi, nişasta, pirinç unu gibi besin değeri düşük fakat şeker oranı ve enerjisi yüksek gıdalar kullanılmamalıdır.

28 Temmuz 2017 Cuma

Süt Pompası Nasıl Temizlenmeli?

Amerikalı bir annenin süt pompasını iyi temizlememesi nedeni ile pompadan bulaşan bir bakteri bebeğinde beyin hasarı gelişmesine neden oldu. Bunun üzerine Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi bir dizi direktif paylaşmış.
Eğer pompa kullanıyorsanız bazı temel hijyen kurallarına ekstra önem göstermek gerek, nitekim bebeğiniz için mucizevi bir besin kaynağı olan anne sütü, pompada kaldığında zararlı bakteriler için de güzel bir besin kaynağı olabilir, uzun süre temizlemeyen pompa üzerinde bakteriler çoğalabilir.

Hijyenik ve güvenli kalması için süt pompası nasıl temizlenmeli bakalım;
  • Pompa ve pompaya ait aletleri kullanmadan önce ellerinizi sabunla yıkayın.
  • Göğüs pompanızı her kullanımdan sonra sadece bu pompayı yıkamak için ayırdığınız bir kabın içinde sıcak su ve az miktarda bulaşık deterjanı kullanarak yıkayın. Pompa uygun bir malzemedense bulaşık makinesinde de yıkayabilirsiniz.
  • Pompanızı yıkadığınız bulaşık süngeri de yeni aldığınız ve sadece pompanız için kullandığınız dedike bir sünger olsun.
  • Elde sıcak su ve bulaşık deterjanı ile yıkadığınız pompayı bol su ile deterjan kalıntısı olmayacak şekilde durulamaya dikkat edin.
  • Pompa ve yıkadığınız diğer ekipmanları temiz bir havlu veya kağıt havlu üzerinde kurulayın.
  • Kuruyan ekipmanınızı kilitli torba içinde tutabilirsiniz.
  • Pompanızı yıkamak için kullandığınız kabı her yıkama işleminden sonra sıcak su ile yıkayıp duruladıktan sonra iyice kurulayın.
  • 3 aydan küçük, prematüre veya herhangi bir hastalın nedeni ile bağışıklığı düşük olan bebekler için süt pompasını günde en az bir kez kaynayan su buharında  sterilize etmek veya bulaşık makinesinde sıcak su derecesinde yıkamak gerekir. (Ekipmanınızı buharda bekletmeden ya da bulaşık makinesinde yıkamadan önce bulaşık makinesinde yıkanmaya uygun olup olmadığını kontrol edin. Plastik materyallerin altında görebileceğiniz fotoğraftaki işaret bulaşık makinesinde yıkamaya uygun işaretidir.
  • Biberonunuz için de aynı temizleme kurallarını uygulayabilirsiniz.
Eğer şimdiye kadar bu direktifleri takip etmediyseniz paniğe kapılmayın veya suçlu hissetmeyin, nitekim beyin hasarı yaşayan bebek erken doğmuş ve bağışıklık sistemi zayıfmış ve yaşadığı enfeksiyon oldukça nadir görülen bir enfeksiyonmuş. Yine de tüm riskleri elimine etmek için dikkat etmekte fayda var.




8 Nisan 2016 Cuma

Ispanaklı Omlet ( + 1 Yaş)


Malzemeler: 

6-7 dal taze ıspanak
1 yumurta
Az nane ve sumak
Birlikte servis etmek için olgunlaşmış avokado dilimleri

Yapılışı:

Ispanak çok kumlu bir sebze olduğu için iyice ayıklanıp yıkanması gerekir. Kumlardan arındırdığınız yeşil yapraklı sebzeleri biraz da sirkeli suda bekletirseniz üzerindeki kalıntılardan arındığından emin olabilirsiniz.

Yıkadığınız ıspanağı parmağınızla küçük parçalara alın ve karıştırma kabına alın. Üzerine bir yumurtayı kırın, baharatları da ekleyerek iyice çırpın.

Az tereyağını tavada eritin ve karışımı dökerek önünü ve arkasını çevirerek pişirin. Çok kuru olmasına gerek yok, bebeğinizin sevdiği gibi pişirin.

Avokado veya elinizdeki başka bir meyve ile servis edin. Yanına da 1 bardak devam sütü koyun, mis gibi bir kahvaltı olur :)

*Bu tarifi 1 yaştan küçük bebekler için denemek isterseniz beyazını ayırarak sadece yumurta sarısı ile yapabilirsiniz.

*Tarife yumurtayı eklemeden önce az kıyma ekleyip suyunda pişirdikten sonra ıspanaklı yumurta karışımını eklerseniz çok güzel proteinli bir öğle ya da akşam öğünü de hazırlayabilirsiniz.


5 Nisan 2016 Salı

Bebeğinize Parmak Gıdalar Yapın

Parmak gıdalar bebeğinizin rahatça kendi kendine beslenmeyi, çiğnemeyi ve yutmayı öğrenebilmesi için bence beslenmede kritik rol oynuyor. Bu yüzden bebeğinize parmak gıdalar yapın.

Bazen bebek 2 yaşındayken de mutlaka çatalla ezilsin isteyebiliyor. Burada öncelik bebeği beslemek olmalı, ben olsam çok da kafama takmam. Ama siz ille de benim bebeğim ısırsın yesin istiyorsanız. Kontrollü olarak 8-9. aylarda parmak gıdalara başlayabilirsiniz.

Hatta şimdilerde çoğu anne 6. aydan itibaren BLW yöntemi dediğimiz bir yöntem ile bebeğini ek gıdalar ile tanıştırıyor. Böylelikle bebek kendi yiyor ve sadece istediği kadar yiyor. Gerisini anne sütü ile tamamlıyoruz.

Bu yöntemde de sebzeler haşlanıyor ve bebeğin önüne konuluyor. Bebek de alıp kemiriyor yemeye çalışıyor. Bu tabi ki annenin kontrolünde oluyor.

Gelelim parmak gıdalara..

Siz de bebeğinizin de hazır olduğunu hissediyorsanız 8-9. aylardan itibaren bir öğününüzde parmak gıdalara başlayın.

- Haşlanmış sebzeler çok iyi birer parmak gıda alternatifidir. Taze fasulye, karnabahar, brokoli, uzun doğranmış havuç, kabak, enginar, kereviz, bezelye taneleri iyi birer parmak gıda olur.

- Sebzeli köftecikler yine çok iyi birer parmak gıda olur tarif için tıklayın.

-Haşlanmış makarnayı  da sebzeler ile bebeğinizin önüne koyabilirsiniz.

Diğer Tarifler;

-Peynirli krep
-Ev yapımı tam buğday ekmeği
-Buğday ruşeymli bebek keki

4 Nisan 2016 Pazartesi

6 – 9 Ay Beslenme Tablosu – 2


*Beslenme tablosunda gördüğünüz her gıdayı önceden denediğinizden emin olun hanımlar, bebeğinizin herhangi birine alerjisi varsa kullanmayın.
*6-9 aylarda bebeğinize günde 2 öğün ek gıda vermeniz yeterlidir. Diğer öğünlerde Anne Sütü ya da Devam sütü vermelisiniz.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sabah uyandığında; Anne sütü ya da Devam Sütü

Kahvaltı: Muzlu Yulaflı Kahvaltı
*Tarif için Tıklayın

Öğlen uykusunu uyumadan önce; Anne sütü ya da Devam Sütü

Öğlen: Balkabaklı Yoğurtlu Bebek Pilavı (+6 Ay)
*Tarif için Tıklayın

İkindi : Anne Sütü ya da Devam Sütü

Akşam : Anne Sütü ya da Devam Sütü


Yatmadan önce ve uyandığında: Anne Sütü ya da Devam Sütü

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

6 – 9 Ay Beslenme Tablosu – 1


*Beslenme tablosunda gördüğünüz her gıdayı önceden denediğinizden emin olun hanımlar, bebeğinizin herhangi birine alerjisi varsa kullanmayın.
*6-9 aylarda bebeğinize günde 2 öğün ek gıda vermeniz yeterlidir. Diğer öğünlerde Anne Sütü ya da Devam sütü vermelisiniz.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sabah uyandığında; Anne sütü ya da Devam Sütü

Kahvaltı: 100 ml anne sütü ya da devam sütü içersine dönüşümlü olarak yarım yumurta sarısı ve 1 tatlı kaşığı labne peyniri, 1 çay kaşığı pekmez, tam tahıllı ekmek içi.

Öğlen uykusunu uyumadan önce; Anne sütü ya da Devam Sütü

Öğlen: Turuncu Püre (+6 Ay)
*Tarif için Tıklayın.

İkindi : Anne Sütü ya da Devam Sütü

Akşam : Anne Sütü ya da Devam Sütü


Yatmadan önce ve uyandığında: Anne Sütü ya da Devam Sütü

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


17 Mart 2016 Perşembe

Peynirli Krep (1 Yaş +)

Malzemeler:

2 yumurta
1 su bardağı su
1 su bardağı süt
1,5 su bardağı un
Üzerine labne peyniri


Yapılışı:

2 yumurtayı önce yıkayın sonra da derin bir kaba kırarak çırpın.  1 su bardağı su ve 1 su bardağı sütü kaba alarak çatal ile çırpın. Karışımınıza unu ekleyin ve pürüzsüz bir hale gelinceye kadar karıştırın.

Yapışmaz bir tavayı ocağa alarak ısıtın. 1 çay kaşığı tereyağ koyarak eritin ve dilediğiniz büyüklükte krep elde etmek için istediğiniz miktarda hamuru kepçe yardımı ile tavaya dökerek yayın.

Krebin üzeri katılaştığında çevrilmeye hazırdır. Çevirerek diğer tarafını da pişirin ve ılıkken üzerine labne peyniri sürüp servis edin.

Bebeğiniz için süslü ve eğlenceli bir sunum da hazırlayabilirsiniz. Bunun için tabağı meyvelerle süsleyebilir veya krebin üzerine gözler ve ağız koyabilirsiniz.

Afiyet olsun:)

15 Mart 2016 Salı

Balkabaklı Yoğurtlu Bebek Pilavı ( 6+ )

Bebeğiniz için pirinç hazırlayacaksanız esmer pirinç kullanmaya çalışın ve sebzelerle kullanamaya çalışın sevgili anneler. Pirinç kabızlığa neden olabildiği için, bebeğinizin kabızlık sıkıntısı varsa bu tarifi başka bir zaman deneyebilirsiniz.

bebek-yemekleri


Malzemeler:

Bir çay bardağından az yağsız pişirilmiş esmer pirinç
Yaklaşık aynı miktarda yoğurt
Bir miktar balkabağı

Hazırlanışı:

Balkabağını az suda pişirelim, mümkünse buharda pişirmeniz daha iyi olacaktır. Bebeğinizin ayına göre püre haline getirebilir veya çatalla ezebilirsiniz.

Yağsız pişirilmiş esmer pirinç, balkabağı ve yoğurdu bir kapta karıştıralım. Bir tutam da tarçın ekleyelim.

Çok lezzetli olur :)
Afiyet olsun

Bebeklerin Konuşma Zamanlaması

Yine her bebeğin farklı olduğunu önemle hatırlatmak istiyorum. Bununla beraber bebeğinizden ne zaman ne kadarını beklemeniz gerektiğini aşağıdaki yazıyı okuyarak öğrenebilirsiniz.



Doğumdan 4 Aya Kadar

Bebeğiniz, önce sesler çıkarmaya başlar. 4. aya doğru daha çok heceler şeklinde sesler çıkarmaya başlar. -muh muh, -bah bah gibi.

5-6 Ay

Sesini alçaltıp yükselterek sizin yüz ifadelerinize veya konuşmalarınıza karşılık vermeye başlar.

Not: Bebeğiniz 6 ayına geldiği halde hiç ses çıkarmıyorsa doktorunuza danışmanız gerekiyor.

7-12 Ay

Yeni ve değişik ses kombinasyonları yapar. Sizin vurgularınızı taklit etmeye çalışarak aynı heceleri yüksek ve alçak seslerle tekrarlamaya çalışır. -bah-BAH-bah gibi.

Siz onunla konuşmaya çalıştığınızda seslerle karşılık verir.

12 Ay

İlk kelimesini söyler. Birden fazla kelime de bilip doğru yerde kullanabilir. Örneğin yemeği geldiğinde "mama" diyebilir.

14 Ay

Söylediklerini el hareketleri ile tamamlamaya çalışır. Yani jestlerde bulunur.  Tonlamaları öğrenir. Örneğin soru sormak için son heceye vurgu yapabilir.

Not: 15 aylıkken bebeğiniz hiç bir kelime söylemeye başlamadıysa doktorunuza danışmalısınız.

16 Ay

Size seslenebilir. Evet ya da hayır anlamında başını sallamayı öğrenir.

18 Ay

İsimler, fiiller, sıfatlar dahil olmak üzere 10-20 kelime bilir. Kelime öbeklerini kullanmaya başlarlar.

18-24 Ay

2 - 3 kelimelik cümleler kurar.

24 Ay

50 - 100 kelime öğrenmiştir ve 2-3 kelimelik cümleler kurar.

Not: Bunları çok daha erken de yapabilir. Burada ayına göre en az ne kadar konuşması gerektiğini anlayabilirsiniz.

2- 3 Yaş

Yetişkinlerle basit sohbetler edebilir. 200- 300 kadar kelime kullanır ve daha fazla kelimeli cümleler kurmaya başlar.

Not: Bu yaşlarda ona soru sorduğunuzda cevaplamak yerine soruyu tekrarlıyorsa doktorunuza danışmalısınız. Eğer sadece oyun olması için veya konuşmanızın bir parçası olarak sorunuzu tekrar ediyorsa endişe etmeyin.

Bebeklerin Uyku Zamanlaması
Bebeklerin Diş Zamanlaması


Kaynak: Babycenter

14 Mart 2016 Pazartesi

Bebeklerin Diş Zamanlaması

Bebeğiniz doğmadan önce dişleri damaklarının altında hazırlanmaya başlıyor. Peki bu sevimli dişler ne zaman çıkmaya başlıyor? Ay ay kontrol edelim

Bu arada unutmayalım ağzında dişleriyle doğan bebekler bile var. Genellikle dişler 3 ay ile 15 ay arasında çıkıyor. 15 aya kadar tek dişinin bile olması normal kabul ediliyor.

                     

4-7 Ay Arası

Bu aylarda diş belirtileri görülmeye başlanır. Dişlerin çıkacağı yerler kızarmış ve hafif şişmiştir. Genellikle önce alt ön damaktan iki dişi çıkar, bu dişler genellikle aynı anda çıkarlar.

8-12 Ay

Üst orta damaktaki iki diş gelir. Kız bebeklerin dişleri genelde erkek bebeklerden önce çıkar.

9-16 Ay

Üst ve alt dişlerin sağ ve sol yanlarındaki dişler çıkmaya başlar. Dişler genelde ikişerli olarak çıkarlar.

13-19 Ay

Alt ve üst azı dişler gelmeye başlar ve genellikle aynı zamanda çıkarlar. Süt dişleri kalıcı dişlere göre daha parlak ve minik olur.

16-23 Ay

Köpek dişi dediğimiz keskin dişlerin belirtileri görülmeye başlanır.



16 Şubat 2016 Salı

Turuncu Püre (6+)

Çinliler sofralarında renge çok önem verirlermiş. Öyle görsellik için değil tabi, her renkten meyveyi sebzeyi sofralarında bulundurmaya çalışırlarmış. Kırmızılı,  morlu, yeşilli yani her renkten gıdada o rengi veren aynı zamanda da kanser gibi hastalıklara karşı koruyan özel bileşenler vardır.

Bu tarif ile beta karoten denilen faydalı bileşenin bulunduğu turuncu renklerden oluşan yiyeceklerle lezzetli bir öğle öğünü hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler:

Havuç
Balkabağı
Kuru kayısı
Zeytinyağı
Ceviz (bebeğiniz 8. aydan büyükse ceviz koyabilirsiniz)

Yapılışı:


Bir orta boy havuç ve yaklaşık havuç kadar bal kabağını küçük doğrayarak buharda pişirin. Eğer buharda pişirme aparatınız yoksa tencerenize sığacak büyüklükte bir kevgiri de tencereye oturtup bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.


Havuç ve balkabağı pişerken öte yandan iyice yıkadığınız kuru kayısıları az suda haşlayın ve yumuşak bir kıvama gelmelerini sağlayın. Ardından tüm malzemeleri 1 tatlı kaşığı da zeytinyağı ilave ederek iyice ezin veya blenderdan geçirin.

Bebeğinizin 8. ayı dolduysa bu püreye iyi çekilmiş ceviz içi de katabilirsiniz.


afiyet olsun :)